Alkışlanan mı, Alkışlayan mı Olmak İstiyorsun?

Dünyadaki ilk cinayet, ilk katil ve ilk suç Habil ile Kabil'le başladı. Hadi biz insanlar koca dünyaya sığamadık; peki hayvanlara ne oluyor? Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında ve yüzlerce kilometrelik ormanlarda özgürce yaşamalarına rağmen, gelip iki metre yer için birbirlerini öldürüyorlar. Demek ki Allah'ın bütün canlılar için bir planı var. Nedir o? Kolay hiçbir şey yok ve ne istiyorsan hak ederek alacaksın.

Peki yaşadığımız dünya adil mi? Değil. Ama bu bir mazeret de değil. Son nefesimize kadar mücadeleye devam. Olur ya da olmaz, orasını Yaradan bilir; bize düşen çalışmak, başarmak ve başarımızı korumaktır. Ve tabii ki iyi insan olarak yaşamak. İlk engelleme ailede başlar. Sonra mahallede, sokakta devam eder. Akrabalarla sürer gider. En güvendiğinden yersin ilk tokadı, ilk kazığı. Bir yandan başarılı olmanı isterler, diğer yandan önüne taş koyarlar. Çünkü insan, çoğu zaman başkasının başarısını uzaktan alkışlar ama yakından görünce rahatsız olur.

Dizi ve film sektörü de bundan bağımsız değildir. Dışarıdan bakıldığında ışıl ışıl görünen bu dünya, içine girdikçe farklı yüzlerini gösterir. Torpilin, çıkar ilişkilerinin ve liyakatsizliğin konuşulduğu dönemler olur. Yetenek her zaman hak ettiği karşılığı hemen bulamayabilir. Bazen yıllarca emek veren bir insan beklerken, bir başkası doğru çevre sayesinde daha hızlı ilerleyebilir. Ama işin sadece bu kısmına bakarsak büyük bir hata yapmış oluruz. Çünkü bu sektörde hâlâ işini hakkıyla yapan insanlar var. Hâlâ yeteneğe yatırım yapan yapımcılar, yönetmenler ve oyuncular var. Hâlâ hayallerinden vazgeçmeyip mücadele ederek yolunu açan insanlar var. Belki sayıları istediğimiz kadar değil ama varlar.

Eee, çözüm ne?

Çözüm; vazgeçmek değil, daha iyi hazırlanmak. Sadece bir kapının açılmasını beklemek değil, kendi kapını oluşturmak. Kendini geliştirmek, eğitim almak, üretmek, kısa filmler çekmek, senaryolar yazmak, dijital platformlarda görünür olmak ve pes etmemek. Çünkü ilişkiler size fırsat verebilir ama o fırsatı kalıcı başarıya dönüştüren şey karakteriniz, disiplininiz ve yeteneğinizdir. Bugün sektörün eksikleri olabilir. Hatta ciddi sorunları da olabilir. Ancak bu sorunları çözmenin yolu dışarıdan şikâyet etmek değil; içeride daha fazla dürüst, daha fazla vicdanlı ve daha fazla nitelikli insanın yer almasıdır. Ezcümle; hayallerimizin gerçeğe dönüşeceği muslukların başında bazen kötü niyetli insanlar oturabilir. Ama bütün muslukları onların kontrol ettiğini düşünmek de yanlıştır. Bu sektörün iyi insanlara, yeni fikirlere ve temiz niyetlere her zamankinden daha fazla ihtiyacı var.

Mahalle bakkalı da olsanız, üst düzey yönetici de, şirket sahibi de... Bir gün mutlaka engelleneceksiniz. Yolunuz kesilecek. Eleştirileceksiniz. Belki haksızlığa uğrayacaksınız.

Ama soru şu: Meyve veren ağaç taşlanıyor diye ağacı mı keseceğiz? Yoksa daha güçlü kökler salıp meyve vermeye devam mı edeceğiz?

Görüşmek üzere…
Arslan Yıldız

İlişkili Haberler