CHP Genel Başkanı Özgür Özel partisinin Silivri'deki grup toplantısında konuştu.
Özgür Özel şunları ifade etti:
CUMHURİYET TARİHİNDE İLK KEZ
“Dünyanın ve bölgemizin kritik bir eşikten geçtiği günlerdeyiz. Böyle bir ortamda ülkemiz dış tehditlerle karşı karşıyayken, devletiyle – milletiyle kenetlenerek en güçlü halde olması gereken bir dönemden geçerken, ne yazık ki bu sorumluluktan uzak olan, dünyada yaşanan kriz dönemini kendi siyasi menfaati için fırsata çevirmeye çalışan, kendi siyasi tükenmişliğine engel olmak için buradan bir fırsat çıkarmaya çalışan bir yönetim anlayışıyla, bir iktidarla, iktidarın kişiselleştirilmiş ve bir kişinin varlığını memleketin tüm çıkarlarına feda edebilecek anlayışıyla karşı karşıyayız. O yüzden Cumhuriyet tarihinde ilk kez Meclis Grup toplantımızı bir cezaevinin hemen yanı başında yapmak durumundayız. Ancak hem bir mücadeleyi sürdürüyor olmanın kararlılığı, hem haklı olmanın gururu, hem haklı olmanın yarattığı psikolojik üstünlük, hem de dünden itibaren yaşadıklarımızın tamamıyla burada hep birlikte dimdik ayakta kararlılıkla durmanın, birileri ve onların atadıkları tarafından yargılamanın değil; bir kara düzeni yargılamanın, bir devri kapatıp, yeni bir devri açmanın ve bugün sanık sandalyesinde gösterilmeye çalışanların aslında bu milletin bir faniyi layık görebileceği en üst yetkide olacağı yarınları müjdelemenin gurur içindeyiz.”
BURASI KUMPASLARIN YERİDİR
“Öncelikle bir mekan olarak nerede, bir coğrafya olarak nerelerde olduğumuzu milletimize anlatmak isterim. Burası Türk siyasi tarihinde haksız tutuklamalarla, hukuksuz yargılamalarla geçen ve kumpas davalarıyla sembolleşen Silivri Cezaevi’ne 700-800 metre uzaklıkta kurulan Silivri Dayanışma Merkezi’dir. Şu anda tarihimizin en büyük siyasi davalarından birisi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında ikinci gün görülen duruşmanın arasında burada hep birlikteyiz. Bugün burada hiç şüphe yok ki tarih tekerrür etmektedir. Türkiye, bu cezaevini Ergenekon, Balyoz ve nice kumpas davalarıyla tanımıştı. Adalet ve Kalkınma Partisi Fetullahçı terör örgütüyle kol kola girerek, bu ülkenin askerlerini, aydınlarını, gazetecilerini, siyasetçilerini burada yargılamış, cezalandırmış, hapse koymuş ve o dönem bu yapılanların tamamını büyük bir kararlılıkla sahiplenmişti.”
İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ
“O gün zırhlı araç verenler bir savcıya… Diğerlerinde yok, neden onda var en pahalı araç? Ona verenler bugün yeni bakan yaptığı, Cumhuriyet Başsavcısına tadilatına 47 milyon lira verdikleri villa tahsis ettiler. Öyle bir ayrıcalıklı hal. Kendisi başsavcı, HSK’dan istediği savcıyı ve hakimi uzaklaştırıp, istediğini getirebilen bir kudretteydi. Şimdi o HSK’nın bir de başına geçti. Öyle şeyler oluyor ki bir davada üç hakim, kararı ikiye bir veriyorlar. Bunların işine gelmeyen, onlarla bir oy vermeyeni buradan Gaziantep’e, Samsun’a, Kahramanmaraş’a, Türkiye’deki dokuz farklı ile sürdüler. Ya da burada ‘Tutuksuz yargılama esastır’ diyerek, mahkemedeki tutuklama talebine ‘Tutuksuz yargılama esastır’ deyip, ev hapsi verenleri, tutuksuz yargılama veren hakimleri düşünün ki Ağır Ceza Mahkemesi’nden İcra ve İflas Mahkemesi’ne gönderdiler. ‘Sen bundan sonra ağır cezaya bakmayacaksın. İcra davalarına bakacaksın’ dediler. İşte aşkın yetkilerle, olmaz yetkilerle devletin tepesinden kayrılmayla, özel görev vermekle, onun adına gelip siyasi operasyon yürütmekle görevlendirilen birinin başlattığı bir sürecin içinde buradayız. Bizi bu çadıra getiren nedir? Arkadaşlarımızı millet hizmetle yetkilendirmişken, onlar iftira atan süreç nedir? Bunları görmek, bunun bilincinde olarak hem burada haklılığımızı savunmak, hem de bizi burada meşgul edip, yarıştan ve mücadeleden düşüreceklerini, iktidar yürüyüşümüzü sekteye uğratabileceklerini düşünenlere karşı biz mücadelede de varız, iktidar yürüyüşünden de vazgeçmeyiz. Bu kararlılığı vurgulamaya geldik bugün.”
CANLI YAYIN İSTİYORUZ
“İddianamelerine güvenmiyorlar. Doğru yargılama olsa kimseyi hapiste tutamayacaklarını biliyorlar. O yüzden kedilerince gerilimi artırmaya, çirkin tartışmalar çıkarmaya çalışıyorlar. O yüzden burada olağanüstü hal tedbirleri aldılar. Biz bunlara karşı elbette dimdik ayakta olacağız. Ama müteyakkız, dikkatli olacağız. Sakinliğimizi koruyacağız. Provokasyona gelmeyeceğiz. Millet bakıyor karşıdan, jandarmanın eri var. Bir de orada bizden biri var. Millet bilir ki biz de jandarma eri de milletin evladıdır. İçerideki infaz koruma memuru da biz de milletin evladıdır. Milletin kursağından lokmasını çalan da o jandarmayı perişan şartlarda çalıştıran da infaz koruma memuruna kiranın 25 bin lira olduğu şehirde, 50 bin lira maaş veren de hep aynı AK Parti’nin kara düzenidir. Bunlardan jandarması, infaz koruma memuru, Cumhurbaşkanı adayı kol kola hep birlikte kurtulacağız. Biz milletin safındayız. Millet bizimle beraber. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum, bir kez daha sesleniyorum. Bir yıldır ‘hırsız’ dedin, ‘yolsuz’ dedin, her iftiraya ön açtın. Biz arkadaşımızın masumiyetini anlattık. Millet bizimle beraber ve millet evinde buradan haber bekler. Sen kendine, savcına, iddianameye, o iftiralara güveniyorsan biz buradayız. Hep beraber talebimiz ortaktır. Canlı yayın istiyoruz. Milletimizden hiçbir şeyi kaçıramazsın. Biz canlı yayınları isteyecek özgüvendeyiz. Siz bunu yapamayacak kadar korkaksınız. Siz ailelerin olduğu salonu boşaltmak isteyecek kadar özgüvensiz ve vicdansızsınız. Ama biz onları yalnız bırakmayacak kadar kendimizi onların ailesi olarak görüyoruz.”